Su kuyusu tasarımı, su ihtiyacınıza yönelik sondaj çalışması öncesi sorumlu jeoloji mühendisi tarafından yapılacak ön fizibilite raporu anlamına gelir. Bu gibi bir çalışmada mühendisin görevi müşterisinin ihtiyaç duyduğu su miktarını, bu ihtiyaca yönelik uygun kuyu ebatlarını, kuyu açma yöntemini, kullanılacak boru tipi ve kalitesini, kuyu derinliği ve pompa vb. diğer faktörleri belirlemek ve uygun çözüm önerileri sunmaktır.
Mühendisin gerekli çalışmalar sonucunda önereceği çözümler müşterisine özellikle başlangıç ve görünür maliyet konusunda önemli faydalar sağlar. İlerleyen zamanlarda su kuyusunda çıkabilecek arıza ve diğer problemlere karşı da gerekli danışmanlık ve yardım konularında da mühendis müşterisinin yanında olacak ve onun menfaatleri doğrultusunda düşünecektir.
Jeofizik etüdün birkaç değişik metodu olsa da en yaygın ve kullanışlı olanı Schlumberger Yöntemi adı verilen bir arama çalışmasıdır. Kabaca tarif etmek gerekirse bu çalışma esnasında düz bir hat boyunca yere belirli aralıklarla kazıklar çakılarak bu kazıklar üzerinde yere elektrik akımı gönderilir ve geri dönüş değerleri kaydedilir. Temel prensipte her kayacın elektriği iletme konusunda belirli bir geçirgenlik değeri vardır. Bu değerlerde görülen sapmalar belirtilen derinliklerdeki su, petrol, doğal gaz yahut boşlukların varlığını göstermektedir.
Jeofizik etüt sonucu elde edilen veriler, etüdün yapıldığı uzunluğa bağlı mesafeyi bir yarıçap kabul eder ve bu yarıçap aynı zamanda etüt derinliğini vermektedir. (ör: 200 metre uzunluğunda ölçü alındığında bu 200 mt. derinliği göstermektedir).
Alınan ölçümler belirli formüller ve abaklar kullanıldıktan sonra kağıda dökülüp, kayaçların önceden belirlenmiş sabit elektrik geçirimlilik değerleri ile karşılaştırılarak arazinin jeolosini de kapsayan raporlar oluşturmaya yarar.
Farklı kesimlerden farklı insanların, çeşitli nedenlerle yer altı suyuna ihtiyaç duyduğu düşünüldüğünde bir mühendisin görevi öncelikle zaman, maliyet ve işin yapılış şekli bakımından müşterisine en uygun çözümleri üretmesidir. Var olan Mühendislik bilgisi, araştırma kabiliyeti ve tecrübenin bu doğrultuda kullanılması her iki taraf içinde hem kısa hem de uzun vadede faydalı sonuçlar doğuracaktır.
Örnek vermek gerekirse; Tarım ile uğraşan bir çiftçinin sondaj talebi olduğunu farz ederek atılacak adımlar aşağıdaki gibidir:
Jeofizik etütlerde dikkat edilmesi gereken en önemli kısım, çalışmanın sadece ölçüm yapmaktan ibaret olmadığının anlaşılmasıdır. İyi bir Jeoloji ve jeofizik mühendisi ölçüm sonunda işbirliğine giderek ölçüm sonuçlarını birlikte yorumlamalıdırlar.
Ölçümlerin doğru ve hatasız alınması Jeofizik mühendisinin sorumluluğunda olduğu gibi, arazinin jeolojisini (yüzey ve yer altı yapıları, formasyon ve tabakalar, faylar ve diğer tektonik oluşumlar) bilmek, o bölgede daha önceden yapılan sondaj çalışmalarının varlığını ve sonuçlarını araştırmak da jeoloji mühendisinin sorumluluğundadır.
Doğru ve hatasız bir rapor bu gibi bilgi ve tecrübelerle şekilleneceği gibi yer altı suyunun varlığına dair sonuçlar da tüm bu farklı değerlerin birleştirilmesi ve yorumlanması ile ortaya çıkar. Bu çalışmalar olasılık hesabında %85-90’lık dilime denk gelmekle birlikte, yine de yeraltının bilinmeyen ekstrem koşulları ve sondajcının delme işlemindeki hataları gibi faktörlerden dolayı %10-15’lik yanılma (başarılı olamama) payı müşteriye belirtilmeli ve anlatılmalıdır.
Su arama çalışması yani diğer isimleri ile su etüdü ya da jeofizik etüt, sınırları belirli bir bölgede yeraltı suyunun varlığını ispatlamaya yönelik bir cihaz yardımı ile gerçekleştirilen bilimsel çalışmalardır.
Dünya üzerinde aklı başında hiçbir sondajcı özellikle daha önceden çalışmadığı bir bölgede açılacak bir sondaj kuyusu ile ilgili su garantisi ver(e)mez. Temel olarak sondajcının asli görevi suyu çıkartmak değil, daha önceden üzerinde bilimsel bir çalışma ve araştırma yapılarak yer altı suyunun varlığı ispatlanmış bir sahada, ihtiyaçlarınız doğrultusunda projelendirilmiş kuyuyu başarı ile delmek ve kullanıma hazır hale getirmektir.
Bununla birlikte, kuyunuzla ilgili güncel bir jeofizik etüt çalışması yapılmış ve ortalama %80 doğrulukta yer altı suyunun varlığı tespit edilmişse, sondajcı ile yapılan sözleşmede suyu bulma talebi belirtilebilir.
Ek olarak yeraltı suyunun varlığına dair daha önceden herhangi bir çalışma yapılmamış ve buna rağmen sondajcı ısrarla size su garantisi veriyorsa, bu sondajcının para kazanma ihtiyacı ile doğru orantılı olup yapılacak sözleşmelerde su bulunması ve bulunamaması gibi özel durum şartların belirtilmesinde önemli bir fayda vardır.
Sondaj projelerinde arazinizde gerekli çalışmayı yapabilmek, açılan kuyu üzerinde hak sahibi olabilmek ve kuyuyu ihtiyaçlarınız doğrultusunda işletebilmek için Devlet Su İşleri tarafından onaylanmış, belirli bir formatta hazırlanan belgelere kuyu ruhsatı adı verilir. Arama ve kullanma ruhsatı adı altında düzenlenen bu ruhsatlar kuyunuzun açılması ve tamamlanması işlemlerinin sorumlu bir mühendis kontrolünde yapıldığının göstergesidir. Yine kuyu ruhsatları açılan kuyunun uygun proje koşullarında optimum verim dikkate alınarak gerçekleştirildiğini göstermektedir.
Ruhsat alınmadan yapılan çalışmalar kaçak kuyu statüsüne girdiğinden, bu kuyular görevliler tarafından veya herhangi bir ihbar sonucunda tespit edilip para cezası ve (kuyu sondaja kapalı saha sınırları içerisinde ise) kuyunun kapatılması işlemlerine tabi tutulmaktadır.