Jeofizik etüdün birkaç değişik metodu olsa da en yaygın ve kullanışlı olanı Schlumberger Yöntemi adı verilen bir arama çalışmasıdır. Kabaca tarif etmek gerekirse bu çalışma esnasında düz bir hat boyunca yere belirli aralıklarla kazıklar çakılarak bu kazıklar üzerinde yere elektrik akımı gönderilir ve geri dönüş değerleri kaydedilir. Temel prensipte her kayacın elektriği iletme konusunda belirli bir geçirgenlik değeri vardır. Bu değerlerde görülen sapmalar belirtilen derinliklerdeki su, petrol, doğal gaz yahut boşlukların varlığını göstermektedir.
Jeofizik etüt sonucu elde edilen veriler, etüdün yapıldığı uzunluğa bağlı mesafeyi bir yarıçap kabul eder ve bu yarıçap aynı zamanda etüt derinliğini vermektedir. (ör: 200 metre uzunluğunda ölçü alındığında bu 200 mt. derinliği göstermektedir).
Alınan ölçümler belirli formüller ve abaklar kullanıldıktan sonra kağıda dökülüp, kayaçların önceden belirlenmiş sabit elektrik geçirimlilik değerleri ile karşılaştırılarak arazinin jeolosini de kapsayan raporlar oluşturmaya yarar.

